Bağışıklık Diyeti İle Hastalanmaya Son!

İbrahim Saraçoğlu’nun önerileriyle bazı yiyecek ve içecekler sayesinde doğal yoldan bağışıklık sistemini güçlendirebilirsiniz.

Bağışıklık diyeti ile hastalanmaya son!

Hastalanmamak için gerçekten çok uğraşıyor olabilirsiniz. Buna rağmen boğazdaki o kaşıntı hissi bir türlü gitmiyor değil mi? Her an hastalanacakmışsınız gibi… Bazı yiyecek ve içeceklerin doğal yoldan bağışıklık sistemini güçlendirdiğini bilirseniz, bu histen kurtulmak çok da zor olmasa gerek…

Domates çorbası için

Soğuk algınlığını yenmek için tavuk suyuna çorba tavsiye edilir. Yalnız en baştan korunmak istiyorsanız, en iyisi domates çorbasıdır. American Journal of Clinical Nutrition’daki bir çalışmada on katılımcı üç haftalığına domates ağırlıklı bir diyet uygulanmış. Sonraki üç hafta boyunca da hiç domates yememiş. Yapılan tespitte domates diyetini uyguladıkları dönemde, hiç domates yemedikleri döneme göre hastalıklarla mücadele eden beyaz kan hücrelerinin serbest radikallerden % 38 daha az hasar aldıkları görülmüş.

Yağ konusu önemli

diyetÖğle yemeğinde salata yemek akıllıca olur. Ancak yağsız yemek konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceğiz. Iowa State Üniversitesi araştırmacıları oniki hafta boyunca yedi kişiyle yaptıkları çalışmada bu kişilere sadece salata vermiş ve her yemekten sonra kan değerlerini ölçmüş. Sonuçta salatalarında yağ kullanmayanların bedenlerinde bağışıklık sistemiyle bağlantısı olan karotenoidlerin ve antioksidanların emilmediği görülmüş. Doktor Wendy White, karotenoidlerin bağırsaklardaki emici hücrelere ulaşması için yağa ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

Kolay bir çözüm: Yulaf

Hepimizin bedeninde bazı katiller vardır. Kemik iliğinde üretilen, makrofaj adı verilen beyaz kan hücreleri, bedeni sürekli olarak gezer, bakteri ve virüslerle mücadele eder. Ancak bunların çalışabilmesi için yardımınıza ihtiyaçları vardır. Öldürücü hücreler, lif bileşenlerinden biri olan beta-glucan sayesinde harekete geçer. En önemli kaynağını soracak olursanız da cevabı yulaf lapasıdır. Bunu en yakın bir markette rahatlıkla bulabilirsiniz.

Yoğurdu kim sevmez!

Kesilmiş sütün suyundan elde edilen protein, bağışıklığı etkili biçimde güçlendiren bir kokteyldir. Sistein adı verilen (ve bedende glutatyona dönüşen) amino asit bakımından oldukça zengindir. Glutatyon güçlü bir antioksidan olup, hücreleri, bakteri ve virüsler yüzünden meydana gelen hastalıklara karşı destekler. Bu proteini içmek yerine yoğurda ilave edip de yiyebilirsiniz. Normalde yoğurt kâsesinin üzerinde oluşan temiz sıvı genelde kesik süt proteinidir. O yüzden o kısmı dökmeyip, tekrardan yoğurdun içine karıştırmalısınız.

Buharda olursa daha iyi

Kızartmayı bir kenara bırakıp, buharda pişmiş sebzeleri tercih etmekte yarar var. Fazla yükleri kaybetmek; sadece kardiyovasküler hastalıklar ve diyabet riskini azaltmakla kalmaz, aynı zamanda bağışıklık sistemini de düzenler. Tufts Üniversitesi araştırmacıları belirgin bir şekilde fazla kiloları olan insanlardan günde 100-200 kalori daha az almalarını istemiş. Kilo kaybının ve kolesterol değerlerinin değişmesinin yanı sıra, katılımcıların bağışıklık sisteminin hastalıklara karşı güçlendiği tespit edilmiş. Araştırmacılar tam olarak sebebini bilmese de kesin bir şey var ki; günde 100 kalori azaltmak oldukça basit bir iş. Mesela bir dahaki sefere portakal suyunu suyla değiştirip, patatesinin yanında da sos almamayı deneyebilirsiniz.

Acıyı hisset!

Acı yiyeceklere yakıcılığı veren bir bileşik olan kapsaisin, hastalığı daha başlamadan durdurabilir. Güney Kore Uslan Üniversitesi’nde farelere günlük dozlar halinde kapsaisin verilmiş ve sonuçta hiç bu madde verilmemiş olan farelere göre bedenlerinde üç kat fazla antikor üreten hücreye rastlanmış. Bilindiği gibi daha fazla antikor demek, daha az soğuk algınlığı ve nezle demektir. Araştırmacı Doktor Rina Yu, diğer çalışmalarda da belirlendiği gibi bu bileşimi barındıran yiyecekleri yiyerek bağışıklık sistemini güçlendirebileceğinize dikkat çekiyorlar.

Enerji içeceklerinin faydası

Powerade gibi enerji içecekleri içmek, egzersiz sırasında vücudunun kendine gelmesini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda gripten de koruyabilir. International Journal of Sport Nutrition’da yayımlanmış bir çalışmada, on atlet egzersizleri sırasında her onbeş dakikada bir, bir bardaktan daha fazla bu içecekten içmiş. Sonuçta plasebo içtikleri zamana göre bağışıklık sistemlerinin daha iyi tepki verdiği görülmüş.

Soğuğa karşı çay

Ancak herhangi bir çay değil; sarı papatya çayı. London Imperial College araştırmacılarına göre bu çay sizi kış aylarının sıkıntılı zamanlarında koruyacak. İki hafta boyunca günde 5 bardak papatya çayından içen insanların kan değerlerinde bitkisel bir bileşim olan polifenolun arttığı gözlemlenmiş. Araştırmanın başı olan Doktor Elaine Holmes, katılanların değerlerinin çayı bıraktıktan sonra iki hafta boyunca yüksek olduğunu belirtiyor. Papatya çayı aynı zamanda glisin değerlerini yükselttiğinden, sinirleri rahatlatır ve yatıştırır.

Bal kürü

Kolay sindirilen bal bağırsak ve böbreklerin daha iyi çalışmasına da yardımcı olur. Bilindiği gibi bal önemli bir enerji kaynağıdır. Yapılan araştırmalarda da tespit edildiği gibi yorgunluğu giderip, hem beynin hem de bedenin çalışmasını kolaylaştırır. Ayrıca tansiyonu düşürür, kansızlığı giderir, damarları açar, cildi yumuşatır, nezle ve öksürüğe iyi gelir, alerjik durumları önler, ülsere faydalıdır ve ağrı dindirici özelliği vardır. Bütün bunların yanında üç gün süreyle uygulayacağın bal kürü bağışıklık sistemini bir hayli güçlendirir. Sabah, öğle ve akşam birer yemek kaşığı yemelisin. Acıktığında aralarda yine bal tüketmelisin. Ayrıca bol bol su içebilir ve sadece bir parça doğal ekmek yiyebilirsin.

Reklamlar


İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın