Aspirin

Aspirin (asetilsalisilik asit), yüz yıldan uzun süredir ağrı kesici olarak en sık kullanılan ilaçtır. Günümüzde bütün ailenin kullandığı bir ilaç haline gelmişse de belirli bir dozun üstünde alındığında zehirlenmeye yol açtığından kesinlikle gereğinden fazla kullanılmamalıdır.

Yüz yıldan uzun süredir aspirin, roma­tizmal hastalıkların tedavisinde ilk seçilen ilaç olmuş, ağrı kesici, ateş düşürü­cü ve iltihabı giderici etkisi nedeniyle pek çok hastalığın tedavisinde kullanıl­mıştır.

Gerçekte aspirin (asetilsalisilik asit) ve iltihap tedavisinde belli başlı silah­lar haline gelen pek çok ilaç, yararlı et­kilerinin yanı sıra yan etkilerine bağlı göz ardı edilemeyecek tehlikeler içerir. Dolayısıyla, başta aspirin olmak üzere ağrı kesici ilaçların özelliklerini ve istenmeyen yan etkilerini dikkate almak ve bu ilaçları gelişigüzel kullananları da uyarmak gerekir.

Kullanıldığı Yerler

Aspirin ve salisilat grubu ağrı kesiciler çok şiddetli olmayan baş ağrısı, kas ve eklem ağrılarında kullanılır. Salisilatlar ya çevre dokulardaki iltihap mekanizmasını engelleyerek ya da hipotalamusa etkiyerek ağrıyı keser. Salisilatlar hipo­talamusa etkiyerek, ağrı kesici etkinin yanı sıra ateş düşürücü etki de gösterir. Hipotalamus, ısı oluşumu ve kaybını dengeleyerek vücut ısısını ayarlar. Ateş­li durumlarda hipotalamus normal sı­caklığın üzerindeki bir noktaya ayarlan­mış bir termostat gibi işler. Salisilatlar, hipotalamusun bu termostat ayarını dur­durur. Bu nedenle, vücuttaki ısı üretimi yüksek kalsa da çevre dokularda kan akımı hızlandırılarak ve aşırı terleme yoluyla dış ortama ısı kaybı da artırılır.

Salisilatların solunum, merkez sinir sistemi, kalp ve dolaşım sistemi, bağır­saklar, böbrekler, karaciğer ve kan üze­rinde yan etkileri vardır. Dolayısıyla bu ilaçlar, özellikle yüksek dozda ve uzun süre kullanılmamalıdır.

Genel olarak salisilatların yan etki­leri, sanıldığından daha fazladır. Ne var ki, halk arasında bu ilaçlar tümüyle za­rarsız olarak kabul edilmektedir. Oysa salisilat zehirlenmesi yaşamı tehlikeye sokabilir.

Salisilat zehirlenmesinin ilk belirti­leri baş ağrısı, baş dönmesi, kulakta çın­lama, bulanık görme, bilinç bulanıklığı, gevşeme duygusu, uykuya eğilim, terle­me, susuzluk, bulantı ve kusmadır. Başlayan yakınmaların ilacın sürdürülmesiyle daha da ağırlaşacağı ve bunların zehirlenmeye bağlı olduğu göz önüne alınmalıdır.

Salisilatların kullanımında, öteki ilaçlarda göz önüne alınan genel kuralla­ra uyulmalıdır. Bu ilaçlar elden geldi­ğince kısa süre ve tedaviyi düzenleyen hekimin denetimi altında kullanılmalı­dır.

Ateşli durumlarda salisilatlar, hasta­nın genel durumunu bozan yüksek ateşi düşürmek amacıyla kullanılırsa da, ate­şin ilaçla düşürülmesinin, hastalığın ke-sin tedavisi olmadığı, bazen ateşin has­talığa karşı bir savunma mekanizması olduğu unutulmamalıdır.

Soğuk algınlıkları ve hafif solunum yolu enfeksiyonlarında salisilatlar hasta­nın kendisini iyi hissetmesini sağlar.

En Güzel Paylaşımlar İçin Mail Grubumuza Üye Olun
E-posta:

Bu yazı için yorum yapın

You must be logged in to post a comment.